Beyin Pili Tedavisi

Sıkça Sorulan Sorular

Hastalar İçin Bilgilendirme

Parkinson hastalığı beyinde dopamin adını verdiğimiz maddenin azalmasıyla ortaya çıkan ve genellikle ileri yaşlarda görülen kronik ilerleyici bir hastalıktır. Hastalık hemen daima bir vücut yarısında görülen bulgularla başlar ve yavaş ilerler. Hareketlerde yavaşlama, genellikle istirahat halinde görülen ve para sayar tarzda diyebileceğimiz el titremesi, eklemlerde görülen katılık ve sertlik, küçük adımlarla yürüme ve yürüyüş bozuklukları hastaların yaşam kalitesini bozan en önemli hastalık bulgularıdır. Bu şikayetlerin ve bulguların yanında konuşma bozukluğu, yüz mimiklerinin kaybı nedeniyle gelişen maske yüz, bağırsak hareketlerinin azalması nedeniyle olan kabızlık, koku almada azalma, eklemlerde ve kaslarda gerginlik ve ağrı, uyku problemleri, depresyon ve bazı psikolojik sorunlar da hastalığın azımsanmayacak ölçüde şikayete neden olan bulguları arasında sayılabilir.

Beyin pili tedavisi Parkinson hastalarında ve diğer hareket bozukluğu hastalıklarında şikayetleri düzeltmek için kullanılan bir cerrahi yöntemdir. Beyinde bazı derin bölgelere verilen düşük voltajlı ve yüksek frekanslı elektrik akımı sayesinde Parkinson hastalığında görülen titreme, hareket yavaşlığı, eklemlerde oluşan katılık, yürüyememe ve donma gibi semptomlar olabildiğince düzeltile bilmektedir. Beyin pili sisteminin ya da tıp dilinde söylenişiyle derin beyin stimülasyonu sisteminin 3 parçası mevcuttur. Tamamen kapalı olan bu sistem; beyinde derin bölgelere yerleştirilen elektrotlar, köprücük kemiği altında göğüs boşluğuna yerleştirilen pil ve bunları cilt altından birbirine bağlayan kablolardan oluşur. Ameliyat sonrasında dışarıdan pil üzerine yerleştirilen bir cihazla da hastanın şikayetlerine göre voltajı, frekansı ve elektrik genliği ayarlanabilmektedir.

Hastalığın tanısının konulması ile birlikte ilaç tedavisine başlanır. Hastalar ilk birkaç yıl sanki hiç hasta olmamış gibi hastalanmadan önceki yaşamlarına dönebilirler. Bu döneme balayı dönemi denilmektedir. Fakat ilerleyen yıllarda ilaç tedavisine rağmen titreme, donma, katılık, hareket yavaşlığı gibi şikayetlerin kontrol altına alınması, gün içinde kapalı dönemlerin süresinin artması, ilaç dozlarının yükseltilmesiyle birlikte dans eder gibi istemsiz hareketlerin ortaya çıkmasıyla artık beyin pili ameliyatının düşünme zamanının geldiği söylenebilir. Tanı anından itibaren ilk 5 yıl beyin pili ameliyatı önerilmemektedir.

Beyin pili ameliyatı için hastalık başlangıcının en az 5 yıl önceye dayanıyor olması gereklidir. Sık düşmelerin olduğu, kullandığı ilaçların kısa bir zaman aralığı için dahi neredeyse hiç fayda sağlamadığı hastalarda beyin pili ameliyatı önerilmemektedir. Psikiyatrik açıdan ağır depresyonu olan hastalarda ya da psikoz adını verdiğimiz ciddi ruhsal bozukluğu olan hastalarda beyin pili ameliyatı yapılmamalıdır. Demans bulguları olan hastalarda da beyin pili ameliyatları uygulanmamalıdır. Ayrıca ağır derecede ve kontrol altında olmayan başka kronik hastalıkları bulunan hastalarda da beyin pili ameliyatları uygun değildir.

Her ne kadar beyin pili ameliyatının yapılabilmesi için yasal bir yaş sınırı olmasa da 80 yaşının üzerinde olan hastalara beyin pili ameliyatı önerilmemektedir. 5-10 sene öncesine kadar bu sınır 70 yaş, yakın geçmiş zaman için 75 yaş olarak belirlenmişti. Ameliyat için engel teşkil edecek bilişsel, psikiyatrik ve ağır kronik hastalıklar olmadığı takdirde gün geçtikçe yaş olarak daha ileri hastalara beyin pili ameliyatı uygulanabilmektedir.

Beyin pili ameliyatları tek bir hekimin karar vereceği uygulamalar değil. Parkinson hastalarının ameliyata uygun olup olmadığını anlamak için hastalarımızı beyin pili merkezimizde birkaç gün yatırıyoruz. Bu dönemde tecrübeli hareket bozukluğu nörologlarımız tarafından öncelikle en uygun ilaç tedavisini alıp almadığını kontrol ediyoruz. Hastalarımıza ilaçlı ve ilaçsız dönemlerinde detaylı testler uygulanıyor. Ayrıca psikiyatristimiz ve nöropsikoloğumuz tarafından ayrıntılı değerlendirmeler yapılıyor. Tüm bu branşların ortak kararıyla beyin pili ameliyatına uygunluk belirleniyor.

Beyin pili tedavisi yapılan testler sonucunda bu ameliyat için uygun görülen hastalarda gerçekten çok etkin bir yöntem. Özellikle titreme, donma, katılık ve hareket yavaşlığı ve istemsiz hareketler gibi şikayetleri olan hastalar için sonuçlar yüz güldürücü. Hastalar günlük yaşamlarındaki kısıtlı durumdan kurtulmuş oluyorlar ve kullandıkları ilaç dozlarını da ameliyat sonrasında azaltabiliyoruz. Fakat beyin pili tedavisi Parkinson hastalığını tamamen durduran bir tedavi değil. Hastalık maalesef yıllar içinde ilerlemeye devam ediyor.

Beyin pili ameliyatları genellikle hastalar uyanık haldeyken yapılan bir cerrahi yöntem. Beyine yerleştirecek olduğumuz elektrotları en doğru noktaya gönderebilmek için hastaların uyanık olmasını tercih ediyoruz. Beyin pili ameliyatlarında beyindeki tek bir hücreyi elektrofizyolojik olarak kaydettiğimiz mikroelektrot kayıt yöntemini kullanıyoruz. Bu teknik sayesinde beyindeki her bir hücrenin sesini dinleyebiliyor ve Parkinson gibi hastalıklarda anormal aktivitenin olduğu beyin bölgesini hata payı olmadan bulabiliyoruz. Fakat bazı hastalarımız uyanık halde ameliyat olmaktan tedirgin olabiliyorlar ve bu durumda da hastalarımızı uyutarak ameliyatı gerçekleştirebiliyoruz.

Ameliyat sonrasında hastalarımızın pilini bir gün sonra düşük voltajdan açabildiğimiz gibi hastanın durumuna göre daha sonraki günlere de bırakabiliyoruz. Cerrahi sonrası 5 ila 10 gün içinde de hastalarımızı taburcu ediyoruz. Parkinson hemşiremiz tarafından tüm hastalarımıza taburculuk eğitimi veriyoruz. Ameliyat sonrası 1. Ay ve 3. Ayda hastalarımızı kontrole çağırıyor, ilaç ve pil ayarlarını yapıyoruz.

Beyin pili ameliyatı sonrası hastalar hem eklem katılıklarının azalması hem de iştah artışı nedeniyle özellikle ilk aylarda kilo alımına meyilli oluyorlar. Diyetisyenimiz tarafından ameliyat öncesinde beslenme eğitimi vererek bu sorunun önüne geçmeye çalışıyoruz. Futbol, judo, güreş, boks gibi yaralayıcı sporları kesinlikle önermiyoruz. Fakat yaralayıcı olmayan istedikleri tüm sporları da yapmalarını öneriyoruz. Yine havaalanı ve benzeri yerlerde x-ray cihazlarından geçmemelerini söylüyor ve kendilerine beyin pili taşıdıklarına dair bir belge veriyoruz.

Pil ömrü ortalama olarak yaklaşık 5 sene diyebiliriz. Bu süre verilen elektrik uyarımına göre bazı hastalarda daha uzun, bazı hastalarda daha kısa olabiliyor. Pil değişim ameliyatı lokal anestezi ile yapılabilen ve yaklaşık 15-20 dakika kadar süren nispeten basit ve kısa bir işlem. Son yıllarda gelişen teknolojiyle şarj edilebilir pilleri de kullanabiliyoruz. Bunların ortalama ömürleri 20-25 yıldır ve haftanın belirli günleri şarj etmek gerekecektir.

Beyin pili tedavisinin başarısı bu ameliyata uygun hastanın nörologlar tarafından doğru tespit edilmesine, beyin cerrahları tarafından ameliyatın titiz ve hatasız yapılmasına, elektrotların en doğru yere yerleştirilmesine bağlıdır. Yine psikiyatri, nöropsikoloji, anestezi gibi ilgili branşların da titiz yaklaşımlarının başarıyı etkileyen önemli faktörler olduğunu söylemeliyiz. Ameliyat sonrası fizyoterapi, konuşma terapisi ve beslenme eğitimleri de başarıyı artırmada çok değerli katkılar sunmakta. Başarı tam bir ekip çalışmasına bağlıdır.

Vakanızı değerlendirmek ister misiniz?

İstanbul'a gelmeden önce raporlarınızı gönderin

MR görüntülerinizi, tıbbi raporlarınızı ve semptom videolarınızı WhatsApp üzerinden paylaşın. Ekibimiz bilgilerinizi inceleyerek yüz yüze DBS değerlendirmesinin uygun olup olmayabileceği konusunda sizi yönlendirsin.

İlk adım uzaktan vaka incelemesi olabilir.